Huseyin_guner

Tıp dilinde jinekomasti,halk dilinde meme büyümesi…Erkeklerin meme bölgesinin veya sadece meme dokusunun normalden fazla,  kadın tipinde aşırı büyümesi jinekomasti olarak adlandırılıyor.

Ve bu sorun genç erkekleri bunalıma sürüklüyor .Oysa jinekomasti tedavi edilebiliyor. Genellikle ergenlik döneminde hormonal dengenin bozulması sonucu görülüyor ve bazen hastalık bazen de belli ilaçların etkisiyle ortaya çıkabilir.  İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Uzmanı  Opt Dr. Hüseyin Güner, anatomik olarak erkek memesinin kadınınkinden bir farkı olmadığını belirterek, erkek memesinin küçük olmasının vücuttaki kadınlık hormonu seviyesinin düşüklüğünden kaynaklandığını söylüyor.

JİNEKOMASTİ ŞİŞMANLIKLA İLGİLİ Mİ?

Zaman zaman kilosu normalden fazla olan erkek çocukları veya ergenlik dönemindeki erkeklerde meme bölgesinde normalden daha fazla yağ toplanması görülebilir. Bu durumda meme bezi büyümeksizin meme büyümesi olur. Bu da genel olarak Jinekomasti olarak isimlendirilmekle birlikte, bu durum yalancı jinekomasti (pseudojinekomasti  ) gurubuna girer.

Jinekomasti kimlerde  görülür?

Opt Hüseyin Güner jinekomastinin kimlerde görülebileceğini şöyle anlatıyor:

“Fizyolojik olarak erkeklerde meme büyümesi bebeklerde, ergenlik çağındaki erkeklerde ve yaşlı erkeklerde görülebilir.  Hemen doğum sonrası yani yeni doğan bebeklerde genellikle anneden geçen kadınlık hormonu yani östrojen hormonu nedeniyle erkek bebeklerde jinekomasti oluşur. Bu durum geçici olup genellikle 2 ila 3 hafta içerisinde düzelir. Göğüsün ön kısmındaki meme dokusu, kadınlık hormonu östrojenin fazlalığı ya da erkeklik hormonu testesteronun eksikliğine bağlı olarak büyüyebilir.  Ergenlik çağındaki ortaya çıkan jinekomasti ise, östrojen düzeyinin, testesterona göre relatif olarak fazlalık göstermesinden kaynaklanan hormonal denge nedeniyle oluşur. Hemen hemen 13-15 yaşlarındaki erkek çocukların üçte birinde jinekomasti görülür. Ergenlik döneminde hormonal değişikliklere bağlı olarak, en sık 13-15 yaşlarındaki erkeklerde görülmekle birlikte zaman zaman daha büyük erkeklerde de görülebilir. Jinekomastisi olan erkek çocukların %90′ ında genellikle bu durum 6 ile 18 ay içerisinde en geç bir kaç yıl içinde kaybolarak meme normal büyüklügüne döner. Jinekomasti ergenlik dönemi sonuna kadar devam ederse bu jinekomastinin kendiliğinden düzelme olasılığı hemen hemen yoktur. Erişkinlikte de iri memeler bu şekilde kalıcı olarak devam eder. Yetişkinlerin %4′ünde genellikle meme bezi çapı 4.0 cm’den daha büyük kalır ve jinekomastinin sürdüğü şeklinde ifade edilir.”

Jinekomastinin yaşlılık döneminde de görüldüğünü belirten Opt Dr Hüseyin Güner, androjenin azalması, vücutta yağ oranının artması, östrojenin üretiminin artması sonucuda yaşlılık jinekomastisinin oluşabileceğine dikkat çekiyor. Opt Hüseyin Güner, bu tür durumlarda genellikle simetrik olan yaşlılık jinekomastisinin bu özelliği ile meme kanserinden ayıran en önemli bulgu olduğunun altını çiziyor:

“Ergenlik dönemi dışında erişkin erkeklerde jinekomastinin oluşma nedeni  genellikle karaciğer veya akciğer kanseri gibi malign hastalıklar, siroz gibi karaciğer hastalıkları, vücut horman düzeyindeki değişiklikler, tirodin fazla salgılanması gibi  hormonal bozukluklardır. En önemli hormon mekanizmasını ayarlayan organ olan hipofiz bezi hastalıkları veya kanseri, böbreküstü bezi hastalıkları veya kanseri  ya da testis kanseri olabilir. Alkol bağımlılığı , esrar ve eroin  gibi uyuşturucu kullanımı, kilo almak veya kas yapmak için steroid kullanımı da jinekomastiye neden olabilir. Yaşlılıkta da jinekomasti olabilir. Burada ise neden erkeklerdeki testesteron düzeyinin düşmesidir. Bu durumda östrojen hormonu rölatif olarak daha yüksek kalır. ”

HASTALIK BELİRTİLERİ

Opt Hüseyin Güner,  jinekomastili hastaların doktora geliş nedenlerinin farklı olduğunu belirtiyor:

“Jinekomastili hastaların doktora geliş nedenleri arasında ağrı, şişkinlik ve gerginlik en çok başvuru nedenleridir. Memedeki büyümenin hastayı  görüntüsel bakımdan rahatsız etmesi  veya çevresi tarafından rahatsız edilmesi bir diğer önemli nedendir. Daha ileri yaşlarda ise bu kitlelerin meme kanseri olma kuşkusu  taşımalarıdır. Jinekomasti de göğüslerin büyümesi ile birlikte elle muayene edildiğinde  göğüsler daha esnek ve sıkıdır. Jinekomasti genellikle kişinin kendisi tarafından da teşhis edilebilir. Fizik muayene ve durumun gelişimine bakılarak kolayca teşhis edilebilir. Zaman zaman göğüslerde ağrı ve gerginlik hissi olabilir. Bir çok jinekomasti olgusunda dikkatli sorgulama ve muayene dışında ileri testler gerekli olmayabilir.  İyi huylu gelişmelerdir. Jinekomasti genellikle çift taraflıdır, nadiren tek taraflı veya asimetrik olabilir. Bir erkek için memelerin normalden büyük olması katlanılması zor bir durum ve özellikle genç erkeklerde psikolojik problemler yaratır. Bunun yanı sıra eklenen çevre baskısı da bu psikolojik problemleri arttırır. ”

Opt Hüseyin Güner, meme büyümesinin tek taraflı olması, çok sert bir kitle şeklinde olması, olağan olmayan şekilde hızla büyümesi, yerinden oynatılamayacak kadar sabit ve sıkı olmasının başka durumları çağrıştırabileceğini ve bu durumda ileri testler ve teşhis yöntemlerinin devreye sokulması gerektiğini belirtiyor.
Jinekomasti’nin diğer hastalıklarla ve ilaçlarla  ilgisi varmıdır?

Opt Dr. Hüseyin Güner, kadınlık hormonu olan östrojen hormonun düzeyini arttıran her türlü hastalıkta Jinekomasti görülebileceğini belirtiyor. Opt Dr Hüseyin Güner bu hastalıkları da şöyle sıralıyor:

“Testis, deri, akciğer, karaciğer, böbrek üstü bezi kanserleri ,tiroid bezinin aşırı veya yetersiz çalışması gibi endokrin sistem hastalıkları, karaciğerin yağlanması veya siroz gibi karaciğer hastalıkları, zaman zaman uzun süreli açlıklar, erkeklik hormonu adı verilen androjen’in yetersiz seviyede olması, testislerin çalışmasındaki yetersizlik,nedeni ve mekanizması tam açıklanamayan AIDS hastalığı, bazı akciğer hastalıkları, stres ve anksiyeteye bağlı olarak da jinekomasti gelişebilir”

Prof .Dr Hüseyin Güner,bazı ilaçların  yan etkilerinin de  Jinekomastiye neden olabileceğini belirterek, erkeklerdeki meme kanseri de memede büyümeye neden olabileceğini  ve jinekomastiyi taklit edebileceğini ifade ediyor.

TEDAVİ

Opt Dr Hüseyin Güner, yeni doğan bebeklerde ve ergenlik dönemindeki erkeklerde görülen meme büyümeleri için beklemek gerektiğini kaydederek, bu dönemde oluşan jinekomastinin  kendi kendine geçerek iyileşmesinin bekleneceğini ifade ediyor.Opt Dr Hüseyin Güner, “bu dönemlerde de olsa eğer ilaç kullanımı ya da belli bir hastalık nedeniyle ortaya çıkmışsa ilaç kullanımını kesmek, değiştirmek veya mevcut hastalığı tedavi etmek genellikle jinekomastiyi ortadan kaldırarak iyileştirir. Ancak jinekomastinin nedeni testesteron hormonundaki azalma ve östrojen hormonundaki artış ise bu durumda hormonal tedavi ve hormon takviyesi gerekebilir. Ergenlik dönemi sonunda jinekomasti gerilemiyor ve olduğu gibi kalıyorsa, ki bir çok genç erkekte böyledir, bu durum gerçek kalıcı jinekomasti olup tedavi gerekir”

Her jinekomasti olgusunun tedavisinin şart olmadığını belirten OptDr Hüseyin Güner, ” meme görüntüsü rahatsız edici ise, dikkat çekiyorsa veya vücut boyutları ile orantılı değilse, kısaca meme büyükse tedavi gerekir. Tedaviye memenin boyutlarına göre karar verilir.” diyor. Jinekomastinin  bir kere oluştuğunda bir daha kolay kolay geriye dönüşü olabilen bir durum olmadığını belirten OptDr Hüseyin Güner, büyüyen meme dokusunun mutlaka alınması gerektiğinin altını çiziyor.

JİNEKOMASTİDE AMELİYAT ŞART MI?

OptDr Hüseyin Güner bu soruyu şöyle cevaplıyor.   “Yapılacak tedavi cerrahidir. Büyük jinekomastilerde cerrahi girişim ile meme içindeki meme dokusu ve yağ dokunun çıkarılması ile tedavi sağlanır. Böylece görünüm ve ağrı yönünden hem fiziksel hem de psikolojik rahatlama sağlanır. Hormon dengesizlik sonucu oluşsa da   jinekomasti kalıcı ise, hormon seviyeleri normale dönse ve uzun süre hormon seviyeleri normal sınırlarda kalsa bile jinekomasti varlığını sürdürür ve daha sonraki hormon tedavisi ile hastalık geriye dönmez.”

KİMLER AMELİYATA UYGUNDUR ?

Opt Dr. Hüseyin Güner, jinekomastiyi düzeltme ameliyatının herhangi bir yaştaki sağlıklı ve duygusal olarak dengeli erişkin erkeklerde uygulanabileceğini belirtiyor. Ameliyat için en uygun adayların  ameliyata mani bir hali olmayan, göğüslerinin yeni şekline göre davranacak sıkı ve esnek bir cildi olanlar kişiler olduğunu belirten OptDr Hüseyin Güner, obez ya da aşırı kilolu erkeklerde mevcut sorunlarını ilk önce, egzersiz ya da kilo kaybı ile düzeltmeye çalışması gerektiğini vurguluyor.
Başlangıçta ameliyat önerilmediğini ifade eden OptDr Hüseyin Güner, “bu girişim ve çalışmalara rağmen jinekomasti düzelmiyorsa ameliyat düşünülebilir. Alkollü içecekler tüketen ve marihuana kullanan kişiler de ameliyat için uygun adaylar değillerdir. Kullanılan bu maddeler anabolik steroidlerle birlikte alınırsa yine jinekomastiye yol açabilirler. Bu hastalarda ameliyatı düşünmeden önce göğsün küçülüp küçülmeyeceğini görmek için bu ilaç ve maddelerin bırakılması tavsiye edilir. İlaçlar bırakıldıktan sonra yine düzelmiyorsa bundan sonra ameliyat düşünülür” diyor.

Leave A Comment, Written on Mayıs 15th, 2013 , Meme küçültme

Hastalar genelde göğüslerinin ağırlıklarından dolayı duydukları rahatsızlık nedeniyle meme küçültme operasyonu olmak isterler. Meme küçültme operasyonu bu tür problemleri çözerken, göğüslerinin şeklini de değiştirir. Meme küçültme operasyonundan sonra, göğüsleriniz vücut hatlarınızla daha orantılı olacak ve kıyafetleriniz üzerinize daha çok uyum sağlayacaktır..

Göğüs Küçültme operasyonu için uygun bir aday mıyım?

Aşağıdaki durumlardan bir ya da bir kaçını yaşıyorsanız, sizde meme küçültme operasyonu için uygun bir adaysınız demektir;

-Göğüsleriniz diğer vücut hatlarınıza göre orantısız ise,
-Uçları aşağıya doğru sarkan büyük ve ağır göğüsleriniz var ise,
-Bir göğüsünüz diğerinden daha büyük ise,
-Göğüslerinizin ağırlığından dolayı oluşan boyun ve sırt ağrılarınız varsa,
-Göğüsleriniz arası tahriş oluyorsa ,
-Göğüslerinizin büyüklüğünden dolayı fiziksel aktiviteleriniz kısıtlanıyorsa,
-Göğüslerinizin büyüklüğünden dolayı mutsuzsanız ve kendinize özgüveniniz yoksa, Göğüs Küçültme operasyonu için uygun adaysınız demektir.

Meme küçültme operasyonu her yaşta olunabilir, fakat plastik cerrahları bu operasyonu meme gelişimini bitirdikten sonra yapmayı uygun bulur. Göğüslerin büyüklüğünde ve şeklinde doğumun ve emzirmenin de çok büyük etkisi vardır. Bununla beraber, birçok kadın çocuk doğurmadan önce bu operasyonu geçirmek istemektedir. Eğer ileride çocuk doğurmayı ve emzirmeyi düşünüyorsanız, bu durumu plastik cerrahınız ile konuşmalısınız.

Operasyona nasıl hazırlanmam gerekiyor?

Yaşınıza, aile özgeçmişinize( ailenizde göğüs kanseri varsa) bakarak, doktorunuz operasyondan önce ve sonrasında mamografinizi görmek isteyebilir. Bu durum göğüs dokularınızda oluşabilecek her türlü değişikliği ortaya çıkaracaktır. Meme küçültme operasyonundan sonra, göğüs egzersizlerine devam edebilirsiniz. Meme küçültme operasyonu göğüs kanseri riskini artırmaz.

Eğer sigara kullanıyorsanız, operasyondan önce sigarayı bırakmanız gerekmektedir. Ayrıca, aspirin antibiyotik gibi ilaçlar kanamayı artırdığından operasyondan önce bu ilaçları kullanmaktan kaçınmalısınız. Ayrıca doktorunuz size operasyon öncesi uymanız gereken kuralları anlatacaktır.

Meme küçültme operasyonundan sonra hastanede kalabilir ya da geceyi evinizde geçirebilirsiniz. Eğer hastanede kalırsanız, bu bir geceden uzun olmaz. Hastanede kalın ya da kalmayın, her iki durumda da size refakat edecek birinin yanınızda olması şarttır.

Operasyon günü nasıl olacak?

Meme küçültme operasyonu hastanede ya da özel kliniklerde yapılabilir.

Genelde, operasyonda lokal anestezi uygulanır, böylece operasyon boyunca hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Operasyon tamamlandığında, sürekli gözetleneceğiniz odaya alınacaksınız. Kan birikmesini önlemek için birçok hastanın göğüslerine küçük borular yerleştirilir. Göğüsleriniz gazlı bez ile sarılır ve üzeri elastik bandaj ile kapatılır.

Operasyondan kısa bir süre sonra yataktan kalkabileceksiniz. Birkaç gün sonra, daha rahat hareket edebileceksiniz. Operasyondan sonra eğilmek, gerinmek, ya da ağır kaldırmak gibi hareketlerden kaçınmalısınız, çünkü bu hareketler şişlik ya da kanamaya neden olabilir. Göğüslerinize baskı oluşturmamak için sırt üstü uyumanız tavsiye edilir.

Operasyondan bir ya da iki gün sonra, üstünüzü rahatlıkla değiştirebilirsiniz. Göğüslerinizdeki şişlik geçene kadar destekleyici sutyen giymeniz tavsiye edilir. Operasyondan 3 hafta sonra ise dikişleriniz alınır.

Operasyondan sonra göğüs uçlarınız uyuşur ya da hissizleşir. Bu durum geçicidir, fakat bu durumun değişmesi haftalarınızı, aylarınızı hatta yıllarınızı alabilir. Ayrıca, göğüslerinizin doğal şeklini alması biraz zaman alır. Yaralar kırmızı ya da pembe renktedir.

Normal Yaşantıma ne zaman geri dönebilirim? 

Meme küçültme operasyonundan sonra, işinize iki hafta içinde geri dönmeniz mümkündür. Birkaç hafta sonra, birçok normal aktivitelerinize geri dönebilirsiniz. Bu zaman zarfında, bazı ağır ve aralıklı rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz, fakat bunlar çok normaldir. Duyduğunuz her acıyı doktorunuza bildirin.

Herhangi bir cinsel aktiviteden en az bir hafta uzak durmalısınız., plastik cerrahınız size bu süreyi bir müddet daha uzatmanızı söyleyebilir. Ayrıca bu operasyondan sonra en az 6 hafta göğüslerinize çok nazik davranmanız gerekir.

Bu operasyonun sonuçları ne kadar kalıcıdır?

Çok aşırı kilo alıp vermedikten ya da hamile kalmadıktan sonra, göğüslerinizin büyüklüğü ömür boyu kalıcıdır. Fakat, kadınların göğüslerinin şekli ve büyüklüğü yaşlanma ve yer çekimi gibi faktörlerden etkilendiği bir gerçektir. Eğer bir zaman sonra göğüslerinizden memnun olmazsanız, göğüs kaldırma operasyonu geçirebilirsiniz.

Göğüs küçültme operasyonunun sonuçları

Göğüs küçültme operasyonu göğüslerinizin daha küçük ve sabit durmasını sağlar. Göğüsleriniz küçüldüğünde, fiziksel aktiviteleri daha rahat yaptığınızı görecek ve bu durumdan zevk alacaksınız.
Göğüs küçültme operasyonunda oluşan yara izleri zamanla iyileşecek ve kaybolacaktır. Şunu unutmayalım ki, dikiş izleri çok az da olsa belli olacaktır. Fakat bu durum yakası açık kıyafetlerle bile çok rahat kamufle edilebilmektedir.

Meme küçültme operasyonu, dış görünüşünüzü oldukça değiştirecektir Bu nedenle, yeni görüşünüze alışmak biraz zaman alacaktır. Fakat, birçok kadın kendini küçük göğüslerle daha rahat hissetmekte ve operasyondan memnun kalmaktadır. Gerçekte, plastik cerrahı operasyonları arasında meme operasyonu sonucundan memnun olan hastaların oranı en yüksektir.

Leave A Comment, Written on Mayıs 15th, 2013 , Meme küçültme

Özellikle memede çok miktarda sarkması olmayan hanımlarda memede bir kesi yapmadan bir Lazer Lipoliz yöntemi olan Slim Lipo ile meme küçültme işlemi yapılabilir.

Bu yöntemin en büyük avantajı diğer meme küçültme ameliyatlarından farklı olarak memeden cerrahi olarak hiç bir kesi yapılmaz ve meme dokusu kesilerek çıkarılmaz. Lokal anestezi ve sedasyon altında meme altı katlantısından açılan 1-2mm lik delikten Slim Lipo lazer probu ile girilerek meme içindeki fazla yağlar eritilir.

Eritilen bu yağların bir kısmı dışarı alınır. Geri kalan kısmı vücut tarafından metabolize edilerek vücuttan atılır.

Bu işlemin klasik liposuctiona göre avantajı ise lazer probundan verilen enerjinin meme dokunsunu ve meme cildini gererek sarkma oluşumunu toparlamasıdır. İşlem süresi yaklaşık 30-45 dakika arasıdır. İşlemden sonra baskılı bandaj ve özel esnek bir südyen ile baskı yapılır.

Bu işlem ile meme toparlanmasına yardımcı olunur. Minimal invaziv bir işlem olduğundan dolayı herhangi bir kesi, dikiş, yara, morluk ve ağrı olmaz. İşlemden 3-4 gün sonra bandajlar alınır. İşlem lokal anestezi ve sedasyon altında gerçekleştirildiği için işlem sonrası 2-3 saat sonra günlük sosyal yaşama dönülebilir.

Leave A Comment, Written on Nisan 16th, 2013 , Meme küçültme

Estetik burun ameliyatı hastaları en çok memnun eden ameliyattır. Şişmansanız zayıflamanız mümkün, ama burnunuz kemerli, büyük, egri büyrü ise ameliyattan başka çareniz yok demektir.

Peki ama neden burun ameliyatı olmayı düşünen bir çok kişiden çok azı bunu yaptırma cesareti buluyor?

Cevabın para olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu ameliyatları SGK deslekliyor olmasına karşın, yani az bir fark ücreti ödeyerek bu ameliyatı yaptırabilecek bir çok aday ameliyattan korkuyor. Peki ama niye? Burundan çıkarılan metrelerce tampon, aylar süren şişlikler, morarma, ağrı,  gözlerin kan çanagına dönmesi, ikinci üçüncü ameliyatların gerekmesi…Şehir efsanesi olmuş bu mitlerden tüm rinoplasti adaylarıda korkuyorlar, haklılarda. Birkaç sene öncesine dek tüm bunları yakın çevremizde gözlemlemek mümkündü. Sizlere bu hafta estetik ve fonksiyonel burun ameliyatında vardığımız son noktayı aktarmak istiyorum. Çümkü burun ameliyatı benim en favori ameliyatım.

Ameliyatlı yada ameliyatsız rinoplasti işlemlerini daha kolay anlamanız için burun anatomisini size özetlemem gerek. Burun kabaca üçe ayrılır. İç kısmını örten bizin mukoza dediğimiz hava yolunu döşeyen yumuşak, kırmızı, etli kısımı. Bu iç örtü soluduğumuz havayı ısıtıp, nemlendirir. Oksijenin daha kolay emileceği nemli havanın ciğerlerimize hızlanarak akışını sağlar. Ayrıca koku duyusu bu iç tabakada yerleşiktir. Orta kısmı kemik ve kıkırdaktan oluşur. Bu sert kısım nefes alırken burnun büzüşmesini önlediğinden çok önemlidir. Soluduğumuz hava daha kaliteli havaya dönüşürken bu uzun kemik ve kıkırdak yapının içinde akarak hızlanır ve nemlenir. Bu bölüm deki kusurlar,eğrilikler yada kemer estetik kusur olarak dışarıdan belli olur.Son olarak bu iki yapıyı örten kas ve ciltten oluşan yumuşak doku örtüsü. Bir, iki milimetre olması gereken bu örtünün kalınlığı bazen 3mm den kalın olabilir. Bu durumda kemikler ince ve düzgün olsada burun kaba gözükür.

Rinoplastide çok önemli yenilikler var.Bunları size sırasıyla anlatacağım,

Üç boyutlu görüntüleme. Ameliyat öncesinde 3D vectral sistemlerle hastanın yüz fotoğrafları çekiliyor. Hastanın üç boyutlu görüntüsü üzerinde değişiklik yapılarak planlanan girişim hasta ile tartışılabiliyor. Burun ve yüzde planlanan işlemler önden, yandan, allttan ve üstten hastaya gösteriliyor ve hastanın yeni görüntüsünü tam ve eksiksiz algısı sağlanıyor. Bu yenilik sayesinde hasta istediklerini veya istemediklerini bize tam olarak anlatabiliyor. Bu çok önemli bir gelişme.

Lazer Rinoplasti: Bir kaç sene öncesine dek burun ameliyatlarında üç anatomik yapımızdan yalnızca mukozal iç örtü ve kemik, kıkırdak olan orta örtüyü işleyerek buruna şekil vermeye çalışıyorduk. Yani bazı hastalar için yüzde yetmişe müdahale edip yüzde yüz netice elde etmek istiyorduk. İstenen tam neticeyi elde etmek bazen imkansız oluyordu. Lazer rinoplasti sayesinde kaba cilt örtüsünü inceltmek mümkün. Ayrıca kırklı yaşlarda ameliyat sonrası oluşan küçülmüş yeni burun iskeletine bol gelen cilt örtüsü sorunu da lazer rinoplasti ile çözülür. Ameliyat anında cilt büzüştüren lazerler kullanılır ve bollaşamın ve sarkmanın önüne geçilir. Bence bu müthiş bir yenilik ve plastik cerrahiye güç katıyor. Ayrıca burun cildindeki lekeler, anormal damarlanma, pürtüklü benlerde başka, başka lazerlerin yardımıyla temizleniyor.

Ultrasonik kemik kesicilerin kullanımı: Bir sene öncesine dek kemik ve kıkırdaklar minik keski, çekiç ve törpülerle şekilleniyordu. Mini-mikro keski ve törpüler sık kullanılsa da kemik şekillenme aşaması ağrı ve kanamalı oluyordu.Şişlik ve morarma çok olabiliyordu. Yıllardır beyin cerrahi ve maksillofacial cerrahide kemik kesmek için kullanılan ultrasonik kemik kesiciler kısa sure once burun ameliyatlarına uyarlandı. Bir yıldır sık olarak kullandığım teknoloji sayesinde artık ameliyatlarımın çok daha başarılı olduğuna inanıyorum. Ameliyat acısız, sonrasında şişlik, morarma ve kanama ise nadiren ve çok kısa sürely oluyor. Üç,dört gün içinde plastik altel çıkıyor ve hasta işe dönüyor. Yani bir aylık süreci üç günde tamamlıyoruz. Teknolojiye teşekkür ediyorum. Hastalarım artık daha mutlular.

Ameliyatsız rinoplasti: Bu yeni kavram ameliyat gerektirmeyen ama yinede burun problemi yaşayan sessiz çoğunluk için bir seçenek. Düşük burun uçları, burun kanatlarındaki asimetriler, küçük eğrilikler, büyük kemerli burunlar gibi bir çok burun asimetri ve kusurları bu yeni yöntemle düzeliyor ve on dakikada ağrısız ve ameliyatsız rinoplasti işlemi gerçekleşiyor. Anestezi gerekmiyor. Bu teknikte Lazerler, kırışıklık açan maddeler, Botox ve askı dikişleri kombine ederek kullanıyoruz. Basit, ucuz ve geri dönüşlü olmaları hasta memnuniyetini arttırıyor.

Leave A Comment, Written on Nisan 16th, 2013 , Meme küçültme

Son yıllarda fazla kiloların insan sağlığı üzerine yapmış olduğu negatif etkilerin açıkça ortaya konması ve ince ve orantılı bir vücut yapısına sahip olmanın görsel olarak daha estetik olması nedeniyle günümüz insanı böyle bir forma ulaşabilmek için çok sayıda yöntem denemektedir. Bu yöntemlerin bazıları çok etkin ve başarılı iken bazıları etkisiz hatta zararlı bile olabilmektedir. Bu yüzden hangi yöntemin nasıl ve kimde kullanılacağına bu konuda uzman kişiler tarafından karar verilmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve güzel bir vücuda sahip olmak için başvurulacak yöntemleri cerrahi olan ve olmayan yöntemler olarak iki ana gruba ayırabiliriz.Cerrahi olarak biz plastik cerrahların kullandığı yöntemler liposuction, karın germe, kol germe ve lazer lipoliz olarak kısaca özetleyebiliriz.

Son yıllarda Türkiye’de ilk defa merkezimizde kullanılmaya başlanan komplikasyon olasılığının neredeyse olmadığı minimal invaziv lazer lipoliz bu konuda en çok tercih edilen yöntemlerden biri olmuştur. Ancak son yıllarda cerrahi olmayan yöntemlerde de büyük gelişmeler olmuş ve yeni teknoloji ürünü tıbbi cihazlar üretilmeye başlamıştır. Bu amaçla kullanılan teknolojiler odaklı yansılanım teknolojileri (Ultrashape), odaklı çok kutuplu radyofrekans teknolojileri (3DEEP RF) ve Soğuk Lipoliz teknojileri (Zeltiq) olarak özetlenebilir. Bu teknolojik cihazlar uygun seçilmiş vakalarda başarılı sonuçlar sağlayabilmektedir.

Leave A Comment, Written on Nisan 16th, 2013 , Meme küçültme

Yüz estetiği denilince genellikle   pek çok kişinin aklına daha çok yaşlanmaya bağlı değişikliklerin düzeltilmesi  akla gelmektedir. Aslında yüz estetiğinin önemli boyutlarından biri de kişinin yaşlanma bulguları varsa bunları düzeltmenin yanı sıra alımlı bir yüz görüntüsünü sağlamaktır.  Bu amaçla estetik- plastik cerrahide pek çok bilindik ve yeni yöntemler kullanılmaktadır. Son yıllarda geliştirilen kök hücre tedavileri, lazerler (Lazer-biyostimulasyon), odaklı ultrason (Ulthera) ve radyofrekans cihazlar (3 DEEP RF) özel dolgular ve ameliyat yöntemleri bu yolda büyük ilerlemeler sağlayarak başarılı sonuçlar elde edilmesini kolaylaştırmıştır.

Göz ve çevresi yaşlanma belirtilerinin il gözlemlendiği alanlardır. Nedir bu değişikler diyecek olursanız ilk önceleri kaz ayakları, alın çizgilerinde belirginleşme, sonrasında göz kapaklarında torbalanmalar takibende alt ve üst göz kapağı ve kaşlarda düşme olarak sayılabilir. Bu yaşlanma bulgularına daha yavaş seyirli olarak yanak- burun bileşkesindeki çizgilerde derinleşme, yanaklarda sarkma ve elmacık kemiklerinin düzleşmesi, boyunda sarkma ve yüzde kırışıklıklar eşlik eder.

Erken dönemde bu belirtileri azaltmak için, botox, dolgu, PRP gibi medikal tedaviler yarar sağlar.  Daha sonraki dönemde hafif – orta düzeyde sarkmalar ve kırışıklıklar için yeni geliştirilmiş “Ulthera” ve “3DEEP RF”, Palomar ICON adı verilen cihazlarla cerrahi olmayan ve uygulanan kişinin uygulama sonrası hemen sosyal hayatına dönebildiği germe ve cilt yenileme işlemlerinin yapılması pek çok kişide bu sorunlara çözüm olmaktadır.

İleri düzeydeki kırışıklıkların ve sarkmaların tedavisinde artık cerrahi yöntemler tedavi için ana seçenek olmaktadır. Ancak cerrahi istemeyen ya da cerrahi için uygun olmayan kişilerde yukarıda bahsedilen teknolojiler pek çok yaşlanma bulgusunun azaltılmasında fayda sağlamaktadır. Cerrahi olarak ise bleferoplasti (Göz kapağı estetiği), klasik yüz germe, endoskopik orta yüz germe ve kaş kaldırma, lazer destekli mini face- lift (yüz germe) bu amaçla kullanılabilecek yöntemlerdir. Hastalar özellikle yüz ve boyun germe işlemi gerektiğinde daha kısa ize sahip olması ve iyileşme süreci göreceli olarak klasik yüz germeye göre kısa olması nedeniyle lazer destekli mini face-lifti tercih etmektedirler.

 

Leave A Comment, Written on Nisan 16th, 2013 , Meme küçültme

Kepçe kulak deformitesi kulağın doğuştan tek yada çift taraflı olarak kafatasından geniş bir açıyla ayrılması ve kıvrımlarının olmamasıdır. Aslında doğumsal kulak anomalileri sıktır. Kepçe kulak bunların içinde en sık görülenidir. Diğer sık anomaliler kulak önünde fazladan bir çıkıntı olması yani aksesuar bir kulak çıkıntısının olması, kulağın kepçesinin büzülmüş ve sıkışmış olması yani “constricted ear” deformitesi, yada kulağın hiç olmamasıdır.

Hiç oluşmamış kulaklara bazen işitme sorunları da eşlik edebilir. Bu problemlerin hepsi doğumsal bozukluklardır. Bu başlık altında kepçe kulak deformitesininden bahsedeceğiz. Bu deformite kulağın doğuştan tek yada çift taraflı olarak kafatasından geniş bir açıyla ayrılması ve kıvrımlarının olmamasıdır.
Aslında doğumsal kulak anomalileri sıktır. Kepçe kulak bunların içinde en sık görülenidir. Diğer sık anomaliler kulak önünde fazladan bir çıkıntı olması yani aksesuar bir kulak çıkıntısının olması, kulağın kepçesinin büzülmüş ve sıkışmış olması yani “constricted ear” deformitesi, yada kulağın hiç olmamasıdır. Hiç oluşmamış kulaklara bazen işitme sorunları da eşlik edebilir. Bu problemlerin hepsi doğumsal bozukluklardır.

Çocuklar ilkokul çağında bu problemden çok rahatsız olabilirler. Bazen kepçe kulaklı çocuklar arkadaşları arasında alay konusu da olabilir. Aileler kepçe kulaklı çocukların okuldaki bu durumunu yakından takip etmelidir. Bir psikolojik travma gelişmeden cerrahi tedavi için uzman görüşü alınmalıdır. Kepçe kulak “olması gerekenden daha büyük kulak” olarak algılanır. Kepçe kulakları olan bir insan ile normal kulakları olan bir insanın çoğunlukla kulak büyüklüğü aynıdır. Sorun sadece kulak kıkırdaklarının şekli ile ilgilidir. Kulak kıvrımları tek taraflı, ya da çift taraflı oluşmamıştır.

Kepçe Kulaklarda Problem Nedir ?

Kepçe kulaklı hastalarda: Kulağın kafa ile yaptığı açı olması gerekenden daha geniş olabilir. Bu kulağı dışarıya doğru açık gösterir. Özellikle arkadan bakılınca bu daha da belirgindir. Kulağın üst yarısında olması gereken kıvrımlar oluşmamıştır ve kulak dümdüz gözükür.

Kepçe Kulakların Ameliyat Dışı Çözümleri Var mı?

Evet kepçe kulaklı çocuklar doğumdan hemen sonra fark edilirlerse bu mümkündür. Bir plastik cerrah denetiminde bu bebekler 2-3 ay aileleri tarafından günlük uygulanan kulak bandajıyla tedavi edilebilirler. Bu tedavi sonrasında düzelen kulaklar bir daha eskisi gibi kepçeleşmezler.

Bu Ameliyat En Erken Kaç Yaşında Yapılabilir?

Bu en küçük yaşta yapabildiğimiz estetik ameliyat. İlkokul çağında bile kulak estetiği ameliyatı yapılabilir. Bunun sebebi de psikolojik olarak çocukları bazen kepçe kulaklı olmaktan çok etkilenmeleridir. Bu operasyondan önce çocuklarla çok iyi konuşmak ve bilgi vermek gerekir.

Narkoz Almak Gerekli midir ?

Ameliyat erişkinlerde, lokal anestezi ve sedasyon (yarı uyku hali) anestezisi ile yapılır. Çocuklarda genel anestezi (narkoz) tercih edilmektedir. Ameliyathane ortamı tercih edilmelidir. Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Böylece kulak saçlı deriden hafif biraçıyla ayrılacak kadar açık bir hale getirilir ve üzerindeki eksik olan kıvrımlar oluşturulur.

Ameliyat Nasıl Yapılıyor?

Kulak estetiği ameliyatı için kullanılan bir çok teknik mevcut olup hepsinde hedef aynıdır. Farklılıklar çoğu zaman başarıyı etkilemese de cerrahın tecrübesi ve hastanın deformasyonunun derecesi sonucu etkiler. Bazı tekniklerde tam kulak arkasında bir kesi yapılıyorken, diğerlerinde kulak önünden kesiler tercih ediliyor. Kulak arkasında iz daha kolay gizlenirken, kulak ön yüzünden yapılan ameliyatlarda cerrahi işlem daha kolay uygulanabilir. Yani ikisinin de avantaj ve dezavantajları var. Kepçe kulak nedeniyle başvuran hastalarımızın yaklaşık yarısında problem sadece kıvrımların az olması şeklindedir. Yani kulak ile saçlı deri arasındaki açılanma normaldir. Bu hastalarda “modifiye kaye” yöntemini kullanılabilir. Bu yöntem sırasında ciltte geniş kesi yapılmadan iğne  delikleri açılmaktadır. İşlem bu deliklerden gerçekleşmektedir.

Kesisiz ve Tenişçi Bandajsız Kepçe Kulak Ameliyatı Mümkün mü?

Evet mümkün. Ben  hastalarımın çoğunda kulak arkasında açtığım birkaç iğne deliğinden  geçirilen iplikler yardımıyla kulak kepçesini şekillendirerek kepçe kulak ameliyatını gerçekleştiriyorum.  Ameliyat sonrası ten rengi fark edilmeyen bantla birkaç adet bant kullanıyorum. Bu bantları da ameliyat sonrası 2.-3.  gün alıyorum.

Ne Zaman İyileşebilirim?

Hastaların çoğu ameliyat günü akşam evlerine giderler. 2-4 gün sonra  bantlar açılıp yıkanabilirler ve aktif sosyal hayatlarına geri dönebilirler.

Leave A Comment, Written on Nisan 14th, 2013 , Meme küçültme

Özellikle memede çok miktarda sarkması olmayan hanımlarda memede bir kesi yapmadan bir Lazer Lipoliz yöntemi olan Slim Lipo ile meme küçültme işlemi yapılabilir.

Bu yöntemin en büyük avantajı diğer meme küçültme ameliyatlarından farklı olarak memeden cerrahi olarak hiç bir kesi yapılmaz ve meme dokusu kesilerek çıkarılmaz. Lokal anestezi ve sedasyon altında meme altı katlantısından açılan 1-2mm lik delikten Slim Lipo lazer probu ile girilerek meme içindeki fazla yağlar eritilir.

Eritilen bu yağların bir kısmı dışarı alınır. Geri kalan kısmı vücut tarafından metabolize edilerek vücuttan atılır.

Bu işlemin klasik liposuctiona göre avantajı ise lazer probundan verilen enerjinin meme dokunsunu ve meme cildini gererek sarkma oluşumunu toparlamasıdır. İşlem süresi yaklaşık 30-45 dakika arasıdır. İşlemden sonra baskılı bandaj ve özel esnek bir südyen ile baskı yapılır.

Bu işlem ile meme toparlanmasına yardımcı olunur. Minimal invaziv bir işlem olduğundan dolayı herhangi bir kesi, dikiş, yara, morluk ve ağrı olmaz. İşlemden 3-4 gün sonra bandajlar alınır. İşlem lokal anestezi ve sedasyon altında gerçekleştirildiği için işlem sonrası 2-3 saat sonra günlük sosyal yaşama dönülebilir.

Leave A Comment, Written on Nisan 11th, 2013 , Meme küçültme

DR.HÜSEYİN GÜNER

 

Untitled-2.jpg

Dr. Hüseyin Güner, 1998 yılında İstanbul Bağdat Caddesi’ nde başlattığı muayenehanecilik hayatına 2005 yılında kurduğu “Superplast Güzellik Merkezi” ni ekleyerek devam etti. Yoğun çalışan her iki klinikteki iş temposu ekibe diğer plastik cerrahların katılımıyla daha da arttı. Ekip çalışmasının hastalara daha faydalı olduğuna inanan Dr. Hüseyin Güner 2009 “Nişantaşı Superplast Estetik Cerrahi Dal Merkezi” ni kurdu.

Superplast’ ın halen 5 plastik cerrah, 2 anestezi uzmanı, 2 diş hekimi, 2 göz hastalıkları uzmanı olmak üzere 11’i doktor 50 çalışanı bulunmaktadır. Superplast Estetik Cerrahi Dal Merkezi estetik cerrahi, ileri lazer uygulamaları, lazer lipoliz, lazer yüz gençleştirme, medikal estetik uygulamaları, estetik saç tedavileri, estetik diş hekimliği, göz estetiği konularında hizmet vermektedir.

Dr. Hüseyin Güner lazer lipoliz, smartlipo, slimlipo, ultrasonic lipoliz gibi bölgesel incelme yöntemlerini Türkiye’ye tanıtan isimdir. Dr. Hüseyin Güner 3 boyutlu ameliyatsız yüz gençleştirme, lazer rhinoplasti ve lazer blefaroplasti tedavilerine birçok yenilik katan daha kolay ve güvenli yapan kişi olarak tüm dünyada anılmaktadır.

Her ay birçok yabancı doktor Superplast’ ı ziyaret ederek Dr. Hüseyin Güner’ in yeni lazer ve teknoloji destekli tekniklerini öğrenmeye gelmektedir. Dr. Hüseyin Güner başta ülkemiz olmak üzere ABD, Avrupa ve Körfez ülkelerinde sayısız kurslar düzenleyerek deneyimlerini meslektaşları ile paylaşmaktadır.

Yazdığı Kitaplar, Verdiği Eğitim ve Konferanslar

- Kitap bölümü, ‘Liposuction On Arms’, Body Contouring and Liposuction Author: Rubin & Jewell & Richter & Uebel;Book Elsiver 2013 USA

- Panelist ‘Yüz Gençleştirmede Non-İnvazif Yöntemler ve Kısa İzli Yüz Germe’ Türk Estetik,Plastik Cerrahi Derneği, (EPCD) Ocak 2013 İstanbul
- Panelist ‘Kısa Skarlı Yüz Gençleştirme’ Kuzey Kıbrıs Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği’ (KKTPCD) 10. Ulusal Kongresi, Eylül 2012, Girne, Kuzey Kıbrıs.
- Panelist ‘Girişimsel Olmayan Yüz Gençleştirme’ KKTPCD 10. Ulusal Kongresi, Eylül 2012, Girne, Kuzey Kıbrıs.
- Panelist, ‘ Facial Rejuvanation By using Non invasive and minimal invasive techniques’ 4Th International Eurasian Aesthetic Plastic Surgery Course Temmuz 2012, İstanbul, Türkiye
- Panelist ‘ Minimal invaziv ve non invaziv yöntemlerle yüz gençleştirme ve yüzde meydana gelen değişiklikler’ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 9. Plastik Cerrahi Günleri, Temmuz 2012, İstanbul, Türkiye
- Kurs Eğitmeni, Canlı Cerrahi, ‘Hasta seçimi, operasyon planlaması ve operasyon’ Türk Plastik , Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği(TPRCD) , Meme Büyütme Kursu, Temmuz 2012, İstanbul, Türkiye
- Panelist ‘Pitoz ve Cerrahi Düzeltmesi’ TPRCD Kış Sempozyomu Mart 2012, Bolu, Türkiye
- Panelist, ‘Kısa izli yüz gençleştirmede cerrahi modifikasyonlar’ Türk Estetik,Plastik Cerrahi Derneği, (EPCD) 16.Ulusal Kongre, Ocak 2012, İstanbul,Türkiye.
- Panelist, ‘Yeni ve Konvansiyonel Vücut Şekillendirme Yöntemlerinin’ TPRECD Kış Sempozyumu, 2011,Bursa, Türkiye
- Panelist, ‘Alt Yüz Gençleştirme’ EPCD 15. Ulusal Kongresi, 2011, İstanbul Türkiye
- Panelist “ Endonasal Rhinoplasti “ KTPRECD (Northern Cyprus Society Of Plastic Reconstructive And Aesthetic Surgery) Ulusal Kongresi, 2010, Kuzey Kıbrıs
- Panelist “ Lazer Yardımlı Liposuction “ Maltepe Üniversitesi Plastik Cerrahi Toplantısı, 2010,İstanbul,Türkiye
- Panelist “ Yüz Gençleştirme : Yeni Teknikler’ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 8. Plastik Cerrahi Günleri, Temmuz 2010, İstanbul, Türkiye.
- Panelist “ Farklı vucut bölgelerine Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 8. Plastik Cerrahi Günleri, Temmuz 2010, İstanbul, Türkiye.
- Panelist, “ Endonasal Rhinoplasti’ Hacettepe Üniversitesi, Baş Boyun Cerrahisi Toplantısı, 2010, Ankara Türkiye
- Panelist “ Personal Experience With Slimlipo “ Jeddah Dermatology Meeting ,2010, Jeddah Saudi Arabia
- Panelist“ Slimlipo Personal Experience “ Palomar Medical Meeting 2010,Seefeld, Austria
- Kurs Eğitmeni “ Laser Asisted Liposuction’ Jeddah Dermatology Meeting 2010, Jeddah Saudi Arabia
- Panelist “ Slimlipo yardımlı Vucut Şekillendirme’,TPRECD 30.Ulusal Kongresi 2009,Adana, Türkiye
- Kurs Eğitmeni“ Laser Science And Clinical Applications “TPRECD (Turkish Society Of Plastic, Reconstructive And Aesthetic Surgery ) Annual Meeting 2009, Adana Türkiye
- Panelist “Plastik Cerrahide Lazerler’ Palomar Inc. Lokal Kursu, 2009,İstanbul Türkiye
- Panelist “ Personal Experience About Slimlipo “ Palomar Inc. Local Course 2009,Nice, France
- Panelist “ Personal Experience With Slimlipo’ Palomar Inc. Local Course 2009,Chamonix , France
- Panelist “ Lazer Yardımlı Liposuction’ ISAPS (The International Society Of Aesthetic Plastic Surgery) ve EPCD (Turkish Society Of Aesthetic Plastic Surgery) ortak toplantısı, 13i ulusal Kongre 2009, İstanbul , Türkiye
- Panelist “ Laser Applications In Plastic Surgery “ EPCD (Turkish Society Of Aesthetic Plastic Surgery) Annual Meeting / IMCAS (International Master Course On Aging Skin) Meeting 2009, İstanbul, Türkiye
- Panelist “ Güncel Lazer Uygulamaları’ Maltepe Üniversitesi Plastik Cerrahi Toplantısı, 2010,İstanbul, Türkiye
- Panelist “ Yüz Germe ve Diğer Yüz Gençleştirme Yöntemleri’ Hacettepe Üniversitesi, Baş Boyun Cerrahisi Toplantısı, 2008, Ankara Türkiye
- Panelist “ Plastik Cerrahide’ TPRCD Kış sempozyumu, 2008, Isparta , Türkiye
- Panelist “ Lazer Teknolojisi ve Plastik Cerrahi Uygulamaları’ TPRCD 29.Ulusal Kongresi, 2007,Eskişehir Türkiye
- Canlı Kurs “ Smart Lipo ile Vücut Şakillendirme’ “ TPRCD 29.Ulusal Kongresi, 2007,Eskişehir Türkiye
- Sözlü bildiri. Guner H.“ Alt göz kapağı bleferoplastisinde kantal sıkılaştırma’ “ TPCD 28.Ulusal Kongresi, 2006,Ankara, Türkiye
- Panelist “ Derin Plan Yüz Germe “ EPCD 9.Ulusal Kongresi ,2005,İstanbul, Türkiye
- Panelist. “ Estetik Cerrahide Kişisel Tecrübeler’ Ondokuz Mayıs Universitesi Tıp Fakültesi, 2005,Samsun, Türkiye
- Panelist “ Liposuction ve Vucut Şekillendirme’ “ EPCD 8. Ulusal Kongresi, 2004, İstanbul, Türkiye
- Sözlü Bildiri “ İnferior parankimal flep ile mastopeksi’ EPCD 8. Ulusal Kongresi, 2004,İstanbul, Türkiye

Leave A Comment, Written on Mart 25th, 2013 , Meme küçültme

Teknik olarak meme küçültme operasyonu olarak bilinen, memeden yağ dokusu, glandüler yani meme dokusu ve deri çıkartılarak daha küçük, hafif, kalkık, dik ve daha sert bir meme yapma işlemidir.

Meme küçültme hakkında

Büyük ve ağır memelere sahip olma pek çok kadını fiziksel ve psikolojik olarak rahatsız eder. Büyük memelerin artmış ağırlığı sırt ve boyun ağrılarına, deri tahrişlerine, iskelet bozukluklarına hatta nefes alma problemlerine yol açar. Genç kızlar ve kadınların çoğu memelerinin büyüklüğü hakkında zaten bilinçlidir.

Bu probleme sahip kadınlar için meme küçültme operasyonu rahatlamayı sağlar. Estetik operasyonlar içinde en başarılı sonuçlara sahip ve çok kısa zamanda onlara kendine güven ve daha aktif bir hayatı yaşama imkanı vermektedir.

eme küçültme işlemi yağ, meme dokusu ve deri çıkartılarak daha küçük, şekilli ve dik bir meme sağlar. Aynı zamanda meme başı çevresindeki deriyi (areola) çapını da küçültmemizi sağlar. Bu areola, meme başı (nipple) çevresinde bazen daha koyu bir deri oluşturur. Amaç vücudun diğer kısımlarıyla uyumlu daha çekici bir meme görünümü elde etmektir.

Meme küçültme konsültasyon

uayeneniz esnasında doktorunuz ayrıntılı tıbbi durumunuzu sorgular ve daha önce geçirmiş olabileceğiniz operasyonları öğrenir. Sizi muayene ederek operasyon sonrası bekleyebileceğiniz görünümü ve meme başının yeni yerini ve memenin olası boyutlarını gösterir.

Doktorunuz bu operasyonu size açıklar ve nasıl bir görünümde olmak istediğinizi size sorar. Boyun ve sırt ağrısı çeken kişilerin dediği gibi ‘mümkün oldukça küçük olsun’ diye veya çoğu genç kadının dediği ‘küçülsün ama ortalamadan genede daha büyük olsun’ gibi isteklerde bulunulabilmektedir.
Sayfa BaşıDoktorunuz sizin bazı faktörleri göz önünde bulundurmanızı isteyecektir:

  • Memelerinizin asimetrik olması normaldir. Operasyon ile mümkün olduğunca simetrik bir görünüme kavuşacaksınız.
  • İzlerin olacağı yerler, teknik ve zamanla izlerin solup dikkat çekmeyeceği yine size anlatılacaktır.
  • Meme küçültme sonrası emzirme durumu teknikle orantılıdır. Bazı durumlarda sağlık koşulları nedeniyle opera olmak süt verme önceliğinin önüne geçebilir. Bazı durumlarda ise süt verme durumu önceden belirlenemez. Bu durumda operasyonu ertelemeyi düşünebilirsiniz.

Meme küçültme operasyonundan ne beklenmeli

eme küçültme operasyonu genel anestezi altında yapılır. Aynı gün eve gidebilirsiniz. Bazı combine operasyonlar ile birlikte yapıldığı zaman (örneğin karın germe) bir gece hastanede kalmak gerekebilir. Operasyon ortalama 2.5 saat sürer.

  • Operasyon öncesi yapılan çizimlere uygun, operasyonda fazlalık deri, meme dokusu çıkartılır. Meme başı alttaki doku üzerinde taşınır ve istenilen pozisyona getirilir. Dikleştirilmiş bir meme yine elde edilmiş olur.
  • Dikiş hattı meme başı çevresinde ve genelde aşağı inen tek bir dik çizgiden oluşur. (Vertikal Teknik)
  • Eriyebilen sütür (dikiş) materyalleri kullanılır ve alınması gerekmez.

Meme küçültme sonrası iyileşme

Operasyondan hemen sonra memenizin yeni şekli ortaya çıkar ancak tam sonucu alması için 2-3 ay gereklidir.

İyileşme döneminde beklenmesi gerekenler şunlardır:

  • Operasyon sonrası oldukça hafif bir ağrınız olur. Bu durum basit ağrı kesicilerle kolaylıkla önlenir. Aspirinden sakınılır.
  • Sargı veya pansumanınız iyileşme döneminde (bir-iki hafta) kuru tutulmalıdır. İlk 2 ay destekli bir sütyen size doktorunuz tarafından önerilecektir.
  • Bir miktar morarma, şişlik olması normaldir. Ödem sonucu olarak memeleriniz beklediğinizden büyük görünebilir. İki- üç haftadan itibaren inmeye başlayacaktır.
  • Operasyon sonrası iki-üç hafta yorgun hissetmeniz gayet normaldir. Bir haftadan sonar araba kullanabilirsiniz ancak aşırı egzersizden üç-dört hafta sakınmalısınız.
  • Operasyon sonrası iyileşmede gecikme durumunda muhtemelen sigara, aşırı alkol alımı sözkonusudur. Sigara kullanımı deriye giden kan dolaşımını bozar, kanam ve morarmayı arttırır.
  • İzleriniz başlangıçta sert, kabarık olabilir giderek (bir seneye dek) solup, düzeldiğini göreceksiniz. Bu zaman bireysel iyileşme kalitenizle doğru orantılıdır. İyi oturan bir sütyen ve ılımlı bası (üzerine silicon jel ugulama gibi) tedaviye yardımcıdır.
Anestezi Genel
Hastanede kalma Gerekmez
Dikiş alınması Gerekmez
İşe dönme 3-7 gün
Tam iyileşme Izlerin solması için 1 sene
Operasyon sonrası Ağırlık kaldırmama
Muhtemel komplikasyonlar
  • İz kalması
  • Enfeksiyon
  • Meme başı hissinde azalma
  • Asimetri
Leave A Comment, Written on Mart 20th, 2013 , Meme küçültme

meme kücültme Meme küçültme Ameliyatı hakkında Bilgiler verir | is proudly powered by WordPress and the Theme Adventure by Eric Schwarz
Entries (RSS) and Comments (RSS).

Meme küçültme Ameliyatı hakkında Bilgiler verir |

Gögüs küçültme ve Estetik Görünüm kazandırma